| Biyomedikal Mühendisliği ve Biyomedikal Cihaz Teknolojisi :: Forum :: Bilimsel Konular - Sohbet - Mesajlaşma Ve İletişim :: Gülmece,Haberleşme, Duyuru ve Yorum |
|
<< Önceki konu | Sonraki Konu >> |
| silah üreticililğinden tıbbi cihazlara | ||
|
Moderatorler: Yasin Çağan, yavuznuri, Kadir
|
| Yazar | Mesaj | ||
| barış |
| ||
tekniker![]() Kayıtlı Üye #908 Kayıt Tarihi: 19 Dec 06 saat: 23:36Üniversite:: Gazi Antep Ünv./MKÜ Mesaj Sayısı: 33 3 kez 2 mesajda teşekür aldı | Çeliğin efendileri Samsun’da çeşitli sanayi kolları var ama bunlar arasında en ilginci tıbbi alet üretimi. Samsun’da üstün kaliteyle tıbbi aletleri üreten eller, eskinin silah ustalarına ait. Samsun’da eski bir silah atölyesinin sahibi olan 65 yaşındaki Kemal Şafak, tam 56 yıldır bu mesleği icra ediyor. O, bu mesleğin sevdalılarından. Artık silah üretmese de, silahların tamiri için hâlâ ona başvuruluyor. Bölgedeki güvenlik güçlerinin resmi silah tamircisi adeta. Aslen Trabzonlu olan Kemal Usta için eskinin tadı kalmamış. O, yeni teknolojiyi takdir ediyor etmesine ama, el emeği göz nurunun tadı da bambaşka. Bu nedenle sahip olduğu eski tezgâhları korumakta kararlı. Sadece tezgâhlar değil, eski silahlar da dükkanında koruma altında. Kemal Usta için silahlar vatan kurtaran aletler. Onun silaha bakışı birçoklarından farklı. Onun için bu meslek baba mirası, silahlar da ata yadigârı. Yine de olmazsa olmaz değil. Samsun’da bir başka silah atölyesinde, bu mesleğin genç temsilcilerinden biriyle tanıştık. Cemil Çağlar, bölgedeki genç kuşak silah tamircilerinden. Tıpkı diğer meslektaşları gibi, Cemil Bey de bu konuda oldukça hassas. Çoğu güvenlik güçlerine ait ruhsatlı silahların tamirini yaptığını vurguluyor. Dünyada 500 milyon kişide silah olduğu biliniyor. Buna resmi olmayan rakamlar da eklendiğinde sonuç, ürkütücü boyutlara ulaşıyor. Söz konusu insan hayatı olunca, geriye söylenecek tek söz kalıyor : Silahlara veda etmenin zamanı artık. Samsun'da doktorların hayat kurtarmak için kullandıkları aletlerin üretildiği bir fabrika var. Uluslararası kalitede cerrahi aletler üreten bu fabrikayı büyük bir aile yönetiyor. Murat Bahadır, ailenin üçüncü kuşak üyelerinden. Silah ve kapı kilidi üreterek sanayiciliğe başlayan aile, daha sonra cerrahi aletlere dönmüş. Bu alanda da oldukça iddialı. Fabrikanın girişinde küçük bir de sergi salonu bulunuyor. Burada Samsun’daki sanayi kollarının gelişme çizgisini görmek mümkün. Murat Bahadır için bu küçük sergi salonu gurur kaynağı. 11 bin m2 araziye kurulu fabrika, 5 bin m2 kapalı alanda, 165 personelle üretim yapıyor. Cerrahi aletlerin tüm branşları fabrikada yüksek kalitede üretiliyor. Fabrikada sadece cerrahi aletler değil, bu aletlerin saklanması gereken konteynırlar da üretiliyor. Konteynırlar, sterilizasyonun en büyük parçasını oluşturuyor. Çoğu hastanede yeşil bezlerde saklanan cerrahi aletler, yurt dışında mutlaka konteynırlarda muhafaza ediliyor. Konteynırların üretimi büyük titizlik gerektiriyor. Tel sepetler kesinlikle paslanmaz malzemeden üretiliyorlar. Ham madde paslanmaz olsa da, kullanılan diğer malzemelerin paslanma riski var. Bu riski bertaraf etmek için, malzemeler aside sokulup bekletiliyor. Malzemenin paslanmaz olması yeterli değil. Ameliyat sırasında doktorların eldivenlerinin konteynıra takılmaması gerek. Bu nedenle sepetlerin dışında ya da içinde kesinlikle çapak olmamalı. Kapakları törpüleme işlemi de bu yüzden yapılıyor. Fabrikada derin konteynırların imalatı da yapılıyor. 25 cm. derinliğindeki konteynırları üretebilmek için de ayrı bir hassasiyet göstermek gerek. Aksi halde malzemede yırtılma yaşanabilir. Bu nedenle, alüminyum bir süre yağda bekletiliyor. Çizilmeleri engellemek amacıyla da, basma işleminden önce, üzerine naylon geçiriliyor. Konteynırlar, fabrikanın bir başka bölümünde alüminyum oksitle kaplanıyor. Buna eloksal kaplama deniyor. Eloksal kaplama, sülfürük asite elektrik akımı verilmesiyle gerçekleşiyor. Böylece kırılma ve çizilmeler engellenmiş oluyor. Fabrikada 12 bin çeşit cerrahi alet üretiliyor. Makaslar, pensler, spatullar, vs. Buradaki aletleri gördükten sonra, insan vücudunun bir makineden farksız olduğunu düşünmeden edemiyoruz. Fabrikanın çalışanları işlerinde son derece başarılı. Her şey en ince detaya kadar hesaplanıyor ve üretim aşamasının her noktasında kontrol ediliyor. Tanju Yapıcı, fabrika çalışanlarının en eskilerinden. Küçük bir çocukken başlayan merakı, onu silah tamirciliğine yöneltmiş, ama silaha talep azalınca, o da kendisini bu tezgahın arkasında bulmuş. İşini severek yaptığı her halinden belli. Büyük sabır gerektiren mikro cerrahi aletlerini, büyütecinin arkasında üretiyor. Makaslardan günde bir tane yapıyor. Makasın üzerindeki her çıkıntının bir ölçeği var. Bu iş hata affetmiyor. Fabrikada üretilen on binlerce alet, kendi branşlarında uzmanlaşmış doktorlar tarafından ustalıkla kullanılıyor. Hatta kimi zaman doktorlar, bu aletleri tasarlıyor. Bunlar arasında en ilginci ve belki de en masumu, beyin cerrahı Prof. Gazi Yaşargil’in tasarladığı sehpa. Yorucu ameliyatlarda, cerrahın tek dayanağı. Uzun ve yorucu bir günün ardından ortaya çıkan her alet birer sanat eseri niteliğinde. Bu aletlerin isimleri de en az kendileri kadar estetik. Pensler, huklar, ekartörler, raspalar, osteotomlar... Tüm bu aletlerin, insan vücudunda kullanıldığını düşünmek ürkütücü olsa da, Türk sanayisinde ulaşılan bu nokta gurur verici. ![]() ![]() ![]() ![]() | ||
| Başa dön |
| ||
| cem halezeroğlu |
| ||
![]() Kayıtlı Üye #453 Kayıt Tarihi: 10 Aug 06 saat: 07:19Üniversite:: maltepe üniversitesi Mesaj Sayısı: 41 4 kez 4 mesajda teşekür aldı | ticarette esneklik ve yeniliklere ayak uydurmak çok önemli. | ||
| Başa dön |
| ||
Ondan istanbulla ilgili haberler daha çok dikkat çekiyor 








