| Medikal Teknoloji Biyomedikal Biomedical Elektronik Nanoteknoloji Biyoteknoloji Mühendisliği :: Forum :: Bilimsel Konular - Sohbet - Mesajlaşma Ve İletişim :: Gülmece,Haberleşme, Duyuru ve Yorum |
|
<< Önceki konu | Sonraki Konu >> |
| "GENÇ BEYİN" dergisinden yazılar!!!! | ||
|
Moderatorler: Çağan, yavuznuri, kadir
|
| Yazar | Mesaj | ||
| kadir |
| ||
Site Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #787 Kayıt Tarihi: 02 Ara 06 saat: 04:41Mesaj Sayısı: 384 20 kez 16 mesajda teşekür aldı | ELYAFIN HİKAYESİ....ÇOK İLGİNÇ...! Amerika da yetişen "sisal" adındaki bitkinin hikayesini duydunuz mu?Bu bitki verimsiz toprakta soğuk rüzgar ve aşırı sıcaklarda yetişmeye çalışan bir bitki.Bu bitkinin içinde elyaf bulunmaktadır.Elyaf dokumada kullanılır ve çok değerlidir.Amerika daki bilim adamları daha fazla elyaf alabilmek için daha verimli toprakta yetiştiriyorlar sisalı...Bitki büyüyor ama ne görsünler?yapraklar diğerinden büyük ama elyaftan eser yok.Yaptıkları araştırmada anlıyorlar ki,kötü toprakta aşırı güneşle ve rüzgarla mücadelesi onun lifli yapısını meydana getiriyormuş.yani bitkinin çektiği bu kadar zorluk onun içindeki cevheri orata çıkarıyormuş.şimdi kısadan hisseye geçelim: bizler de geçirdiğimiz zorluklar sayesinde eğer sabreder,yılmadan yıkılmadan gayret gösterirsek içimizdeki cevherleri ortaya çıkarabiliriz.Allah elbette her birimizin içine farklı farklı cevherler yerleştirmiştir. İçimizdeki cevheri geliştirmemiz,yaşadığımız zorluklara sabretmemiz halinde akıl ve kalp elyaflarına sahip olabiliriz.yaşadığımız zorluklar bizi kamçılamalı,daha çok çalışmaya sevk etmeli,halimizden şikayetçi olmamalıyız.her zorluğu içimizdeki cevherin ışıltısını artıracak bir fırsat olarak görmeliyiz.eğer sisal bitkisi soğuk havaya,güneşe,verimsiz toprağa,yani zorluklara dayanmasa elyaf gibi değerli bir maddeyi çıkarabilir mi?zorluklara göğüs gerip içinizdeki cevheri çıkarabilmeniz dileğiyle.... [ Düzenlendi 04 Mar 07 saat: 06:47 ] "EVERYTHING FOR BIOMEDICAL" Gazi Üniversitesi Elektronik Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi | ||
| Başa dön |
| ||
| kadir |
| ||
Site Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #787 Kayıt Tarihi: 02 Ara 06 saat: 04:41Mesaj Sayısı: 384 20 kez 16 mesajda teşekür aldı | VEHBİ'NİN HİKAYESİ..... Vaktiyle Vehbi'nin de,Ahmet'in de bir bakkal dükkanı vardı.Ahmet saat 8'e doğru açıyordu bakkalını.Biraz bulmaca çözüp veresiye defterine karalamalar yaparak kapının önünde,küçük bir sehpanın üzerinde sırtını güneşe dönerek tavla atıyordu manav arkadaşıyla.En büyük hayali manavı tavla da mars etmekti.Hava kararınca Ahmet'in yüzünde ince bir tebessüm oluşurdu."Eve gidip sıcak bir çorba içmekten daha güzel ne olabilir ki?" derdi.Saat 8 olunca kepenkleri indirir,evinin yolunu tutardı.Çorbasını içer içmez uyur,sabah da inanılmaz güçlükle uyanırdı.Karısı ona "Kalk,işe geç kalıyorsun!" dediğinde duymazdan gelip yarım saat daha uyurdu.En büyük keyiflerinden biriydi uyandıktan sonra biraz daha uyumak.Vehbi'yse saat 5:30'da bakkalını açıp büyümenin yollarını araştırıyordu.Devamlı zengin olacağı günelri hayal ediyordu.Kendini tamamen işine adamıştı.Ekonomiyle ilgili haberleri hiç kaçırmıyordu.Kendi hayal dünyasında kaç bin defa zengin olmuştu kimbilir?Bu yüzden yürüyüşü asla sıradan bir bakkal gibi değildi.Dünyanın en başarılı insanıymış gibi yürüyordu.Akşam saat 12'den önce dönmüyordu evine.Gözüne uyku girmiyordu.Bir an önce sabah olmasını istiyordu.Hiç saat kurmadı Vehbi.5 oldu mu kendiliğinden uyanırdı.Çünkü onun bir hedefi,dünyayı sarsacak planları vardı.Bu yüzden uykuyu bile zaman kaybı olarak görüyordu.4 saatten fazla uyuduğu pek görülmüş bir şey değildi.Aradan yıllar geçti.Bakkal Vehbi hedeflerine ulaştı,dünyanın en zengin 50 işadamı listesine girmeyi başardı.Vehbi Koç oldu.Aradan yıllar geçti.Bakkal Ahmet de hedeflerine ulaştı,manav Rıza'yı tavlada mars etmeyi başardı.Ahmet Efendi oldu.... "EVERYTHING FOR BIOMEDICAL" Gazi Üniversitesi Elektronik Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi | ||
| Başa dön |
| ||
| kadir |
| ||
Site Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #787 Kayıt Tarihi: 02 Ara 06 saat: 04:41Mesaj Sayısı: 384 20 kez 16 mesajda teşekür aldı | DİKİŞ İĞNESİ.... Mühendis Elias Howe uzun çalışmalar sonunda dikiş makinasını yapmayı başarmıştı,ama bir problem henüz halledilmemişti.İlk yaptığı iğnelerde delik iğnenin ortasındaydı ve bu durum dikiş dikmeyi mümkün kılmıyordu.Howe yine iğnenin deliğini düşünmekten bitkin bir şekilde uykuya daldığında bir rüya gördü.Vahşi bir kabileye esir düşmüştü.Kabile reisi önünde duran dikiş makinasını göstererek "Elias Howe!" diye bağırdı:"Ya bu makineyi derhal tamamlarsın ya da ölürsün!".Korkudan titreyen ve ter içinde kalan Howe dikiş makinasıyla ilgili hiç bir şey düşünemez olmuştu.Mızraklar gövdesine saplanmak üzere,kalkarken bir şey farketti. Mızrakların ucunda bulunan göz şeklindeki delikler,düşünüpte bir türlü keşfedemediği dikiş iğnesinin ta kendisiydi.Howe mızraklar üzerine inerken uyandı.Ve doğru iğnelerin başına koştu.Dikiş iğnesi artık mükemmel çalışıyordu. Kendilerini bir amaca adıyanlara rüyaları da hizmetkar olur.Uyanıkken bir meselenin çözümü için var güçleriyle çalışanlar çözümü rüyalarında da bulabilirler.... [ Düzenlendi 04 Mar 07 saat: 13:59 ] "EVERYTHING FOR BIOMEDICAL" Gazi Üniversitesi Elektronik Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi | ||
| Başa dön |
| ||
| kadir |
| ||
Site Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #787 Kayıt Tarihi: 02 Ara 06 saat: 04:41Mesaj Sayısı: 384 20 kez 16 mesajda teşekür aldı | CONRAD HILTON’U HILTON YAPAN SIR…. İyi tanınmış bir konuşmacı ve spiker olan Roger Dawson Conrad Hilton hakkında çok ilginç bir hikaye anlatılır.Hilton okulu yeni bitirmiştir.Teksas’a banka satın almaya gider.Becerilerini geliştirdikten ve bankacılığın sunduğu fırsatları inceledikten sonra bu işe girmeye karar verir.Bankaya 75 bin $ teklif etmiştir.Bankanın sahipleri de bu teklifi kabul etmişlerdir ama sonradan biraz aç gözlülük edip 80 bin $ talip ederler.Hilton bu konuda düşünmek ister ve bankanın karşısındaki otele gidip bir oda kiralamaya çalışır.Otel doludur.Dahası,otelin odaları bir günde üç kere kiralanmıştır.Kasaba bir petrol kuyusunun hemen yanındadır ve işçiler bu otelde dinlenip tekrar işlerine dönmektedirler.Bu altın madenini görünce Hilton oteli 40 bin $’a satın alır.Böylece ev sahipliği yaparak kuracağı imparatorluğun temellerini atmış olur. Bu hikayenin sayısız yorumları yapılabilir.Ama asıl anahtar ders olarak şu çıkarılabilir:Yalnızca kafanızdaki riske yoğunlaşıp etrafta olup bitenleri kaçırmayın.Riske girmek ve enerjinizi harcamak için daha iyi bir yerin farkına varma fırsatını böylece kaçırabilirsiniz…. [ Düzenlendi 06 Mar 07 saat: 15:03 ] "EVERYTHING FOR BIOMEDICAL" Gazi Üniversitesi Elektronik Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi | ||
| Başa dön |
| ||
| kadir |
| ||
Site Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #787 Kayıt Tarihi: 02 Ara 06 saat: 04:41Mesaj Sayısı: 384 20 kez 16 mesajda teşekür aldı | İnsanları kusurlarıyla sevmek üzerine MÜTHİŞ BİR HADİSE!!!! Vietnam'da savaştan sonra evine dönmekte olan bir asker San Francisco'dan ailesini aradı:"Anne,baba!Eve dönüyorum ama sizden bir şey rica edeceğim!Yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum!"dedi.Ailesinin "Memnuniyetle! Onunla tanışmak isteriz!"cevabına karşılık oğulları "Bilmeniz gereken bir şey var"diye devam etti:"Arkadaşım savaşta ağır yaralandı:mayıan bastı,bir kolunu ve bir bacağını kaybetti.Gidecek hiç bir yeri yok,onun da gelip bizimle kalmasını istiyorum!"Ailesinin tepkisi şöyle oldu:"Bunu duyduğumuza üzüldük oğlum!Belki onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz!"Oğulları,"Hayır anne,baba" Onun bizimle yaşamasını istiyorum!"açıklamasını yaptı."Oğlum!" dedi babası,"Bizden ne istediğini bilmiyorsun.Onun gibi özürlü biri bize korkunç yük olur,bizim kendi hayatımız var ve böyle bir şeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz.Bence bua rkadaşını unutup eve dönmelisin.O kendi başının çaresine bakacaktır."Oğlu hemen telefonu kapattı.Ailesi ondan bir süre haber alamadı.Ama bir kaç gün sonra San Francisco polisinden telefon geldi.Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrendiler.Polis bunun intihar olduğuna inanıyordu.Üzüntü dolu anne-baba hemen San Francisco'ya uçtular ve oğullarının cesedini tesbit etmek için şehir morguna gittiler.Onu tanıdılar ve bilmedikleri bir şey daha öğrenince dehşete düştüler.Oğullarını sadece bir kolu ve bir bacağı vardı.Bu hikayedeki ailede çoğumuz gibi.Güzel,sağlıklı ya da birlikte olmaktan zevk aldığımız insanları sevmek çok kolay ama bize rahatsızlık veren ya da yanlarında kendimizi rahatsız hissettiğimiz insanları sevmeliyiz asıl....Bugün arkadaşlarınıza onalarla ne kadar ilgilendiğinizi gösterin.... "EVERYTHING FOR BIOMEDICAL" Gazi Üniversitesi Elektronik Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi | ||
| Başa dön |
| ||







