| Biyomedikal Mühendisliği ve Biyomedikal Cihaz Teknolojisi :: Forum :: Bilimsel Konular - Sohbet - Mesajlaşma Ve İletişim :: Gülmece,Haberleşme, Duyuru ve Yorum |
|
<< Önceki konu | Sonraki Konu >> |
| Fıkralar | ||
|
Moderatorler: Yasin Çağan, yavuznuri, Kadir
|
| Yazar | Mesaj | ||
| yavuznuri |
| ||
Site Ana Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #4 Kayıt Tarihi: 31 Dec 05 saat: 02:45Üniversite:: UCLA (University of California-Los Angeles) Mesaj Sayısı: 922 26 kez 25 mesajda teşekür aldı | Farz Nasreddin Hoca'nın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir. Üçü de birbirinden obur şeylermiş. Hoca ne yemek çıkarmışsa silip süpürmüşler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da "sünnettir" diye ekmekle iyice sıyırırlarmış. Bu sırada odaya Hoca'nın oğlu girmiş. Mollalar Hoca'yı memnun etmek için: -Aman ne güzel çocuk...Adı ne bunun? diye sormuşlar. Hoca: -Adı Farzdır, demiş. Mollalar şaşırıp birbirlerine bakmışlar: -Bu ne biçim isim Hoca Efendi? demişler. Şimdiye kadar böyle bir isim hiç duymamıştık. Hoca hemen taşı gediğine koymuş: -Ya, sünnet diyeyim de onu da mı yiyin? -------------------------------------------------------------------------- İmam, Papaz ve Haham Bir imam, bir haham ve bir papaz ormanda geliyorlarmış. Bir gölün kenarına gelmişler. Hava sıcak mı sıcak. Bakmışlar çevrede de kimse yok, soyunup göle girmişler. Çıktıklarında bir bakmışlar ki kıyafetleri ortada yok. Aramışlar taramışlar ama bir türlü bulamamışlar. Sonunda haham "Benim evim ormanın içinde, biraz ileride. Benim eve gidelim, ben size giyecek bir şeyler veririm" deyince beraber ormanın içinde anadan üryan hahamın evine yürümeye başlamışlar. Tam eve yaklaştıkları sırada bir grup kadın belirmiş. Kaçacak biryerde yok. Papaz hemen şeyini kapatmış. Haham da hemen şeyini kapatmış iki eli ile. İmam ise yüzünü kapatmış. Kadınlar geçtikten sonra hahamla papaz imama neden şeyini kapamadığını sormuşlar. İmam "Sizi bilmem ama benim cemaatte beni yüzümden tanırlar, demiş." BS: Başkent University-Biomedical Engineering MS: Bilkent University-UNAM-Materials Science and Nanotechnology PhD: University of California-Los Angeles (UCLA)-Biomedical Engineering | ||
| Başa dön |
| ||
| yavuznuri |
| ||
Site Ana Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #4 Kayıt Tarihi: 31 Dec 05 saat: 02:45Üniversite:: UCLA (University of California-Los Angeles) Mesaj Sayısı: 922 26 kez 25 mesajda teşekür aldı | Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis: -"Baba, meraba. Ben Lale...." -"Ooooo. Güzel kizim benim. N'abersin bakalim?..." -"Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla..." -"Hayirdir? Bi sorun mu var?... Kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir: -"N'ooldu kizim? Anlatsana..." -"Murat evi terketti. Bosanmak istiyormus..." -"Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?..." -"Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya. Ben onunla evlendim." -"Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok. Versin mahkemeye, hemen bosanin..." -"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda çektigi çiplak fotograflarimi Internetten herkese yollayacakmis...." -"Püüh. Rezil... Çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?" -"Ama babacigim. O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir pustluk yapacagini." -"Peki. Olan olmus artik. Yarin havale ederim parayi...Ögleden sonra Bankaya gidip çekersin; sonra da alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..." -"Sagol baba. Eeee. Sey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim var..." Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle konusur: -"Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?..." -"Aslinda ondan degil... Zenci bi çocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya...." Adam bayilmak üzeredir. Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inleyerek konusmaktadir: -" Biz seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar çevirmissin. Allahim. Nedir bu basimiza gelenler...Okulu bititir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini..." -"Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil okuldan atildim çünkü..." Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir: -"Okuldan mi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik, zilli?...Eh ulan? Sen hele bi gel buraya. Ben sana yapacagimi bilirim. Evden disariya adim attirmiycam sana. Ilk isteyenle de evlendiricem...." -"O is zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben..." -"Allahim, çildiracagim... Bir de cinsel hastaliklar haaa.....Kesin o zencidendir..." -"Çok pis arkadaslari vardi. Bilmem artik hangisinden kapmisimdir..." Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden geçmistir; ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir. -"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya. Seni alip gelecek. Adresini ver bakiyim..." -" Mahmutpasa Karakolu'ndayim... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yaninda..." -"Karakol mu?...Bi de karakola mi düstün layyynnn? Ne yaptin?...." -"Dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. Araba kiralayip dolasmaya çiktim. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanina girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina biraz para vermek gerekir sanirim..." Adam artik iyice fenalasmistir. Hatta fenalasmak ne kelime; adeta kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar: -"Babacigim. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi söylemek için aramistim..." Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir: -"Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymis? Hiç mühim degil, tatli canin sagolsun senin...." BS: Başkent University-Biomedical Engineering MS: Bilkent University-UNAM-Materials Science and Nanotechnology PhD: University of California-Los Angeles (UCLA)-Biomedical Engineering | ||
| Başa dön |
| ||
| Y@sin |
| ||
Biyomedikal Cihaz Teknikeri![]() Kayıtlı Üye #65 Kayıt Tarihi: 08 Feb 06 saat: 03:28Üniversite:: Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Mesaj Sayısı: 225 2 kez 2 mesajda teşekür aldı | yavuzz süper bu yaa ama bişi demeliyim benim kız arkadas ist. öğrenci o da çookk ama çook değişti bi yandan bu yazıya gülüyor bi o kadarda üzülüyorum bazı duyguularımı anılarımı uyandırdı saolasın | ||
| Başa dön |
| ||
| yavuznuri |
| ||
Site Ana Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #4 Kayıt Tarihi: 31 Dec 05 saat: 02:45Üniversite:: UCLA (University of California-Los Angeles) Mesaj Sayısı: 922 26 kez 25 mesajda teşekür aldı | sende bu yazının karşılık bulacağını biliyordum ama dekgeldi hoşuma gitti koydum anılaarrr BS: Başkent University-Biomedical Engineering MS: Bilkent University-UNAM-Materials Science and Nanotechnology PhD: University of California-Los Angeles (UCLA)-Biomedical Engineering | ||
| Başa dön |
| ||
| yavuznuri |
| ||
Site Ana Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #4 Kayıt Tarihi: 31 Dec 05 saat: 02:45Üniversite:: UCLA (University of California-Los Angeles) Mesaj Sayısı: 922 26 kez 25 mesajda teşekür aldı | Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......" BS: Başkent University-Biomedical Engineering MS: Bilkent University-UNAM-Materials Science and Nanotechnology PhD: University of California-Los Angeles (UCLA)-Biomedical Engineering | ||
| Başa dön |
| ||
| yavuznuri |
| ||
Site Ana Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #4 Kayıt Tarihi: 31 Dec 05 saat: 02:45Üniversite:: UCLA (University of California-Los Angeles) Mesaj Sayısı: 922 26 kez 25 mesajda teşekür aldı | galatasaray tafartarıyım ama fıkraları tarafsız veriyorum: ----------------------------------------------------------------------------------------- 6-0 biten Galatasaray Fenerbahçe maçından sonra galatasaray'lı arif tanınmamak için yaşlı bir adam kılığına girer ve bir cafe ye gider. Cafe de yanına yaşlı bır bayan yanaşır ve : -Naber Arif, der. Bunun üzerine Arif delirir nasıl tanıdı bu kadın beni diye düşünüp durur. Ertesi gün yine aynı cafede aynı kadın yanaşır Arifin yanına yine -naber Arif. 3. gün Arif cok değişik bır kılıkta gider cafeye ve yine aynı kadın yanaşır ve yine: - Naber Arif. Arif dayanamayıp sorar nerden tanıyosun beni diye. Yaşlı teyze : - Olum ben Bülent len. ----------------------------------------------------------------------------------------- Galatasaray'linin biri berberde sacini kestiriyormus. Berberin durduk yerde "Ilk gittigin maci animsiyor musun?" diye soracagi tutmus: "Evet, ne olacak?" demis bizimki sinirli sinirli. - Hangi macti? - Bir Fenerbahçe maciydi. - Kadikoyde mi? - Evet, oradaydi." Aradan bir-iki dakika gecmis. Berber yeniden sormus: - Hangi macti demistin? - Fenerbahçe maci. - Nerede nerede? - Kadikoy dedik ya!! Bir-iki dakika sonra yine ayni hikaye: - Demek hayatta gittigin ilk mac bir Galatasaray - Fenerbahçe maciydi ha?. Bizimki sinirlenerek : - Evet be, Fener maci dedik ya !... Berber birkac dakika sonra ayni konuyu bir daha acmaya kalkisinca bizimki isyan etmis: -Kardesim, ilk gittigim macin Fener maci oldugunu elli kere soyledim. Niye yeniden yeniden soruyorsun? Berber aciklamis : - Fener deyince saclarin diken diken oluyor da, daha rahat kesiyorum ------------------------------------------------------------------------------------------- Bir futbol fanatiği adam birgün arkadaşının yanına gider. Arkadaşı ise ölüm döşeğinde azraille boğuşuyor. Adam perişan arkadaşına der: -Bana bir iyilik yap ve öbür tarafa gittiğinde orda da futbol var mı yok mu diye haber ver. Arkadaşı tamam der. Adam öldükten iki hafta sonra fanatik arkadaşını odasında ziyaret eder. Adam arkadaşının hayaletini görünce şaşkınlıkla kalkar. Ölü arkadaşı : -Sana bir iyi bir de kötü haberim var, ilk önce hangisini söyleyim? der. Arkadaşı : -"İyi haberden başla". -"İyi haber her Çarsamba arkadaşlarla maç yapıyoruz. Kötü haber ise, bu Çarsamba kalede sensin varsın!" ----------------------------------------------------------------------------------------- Bir gün Şenol Güneş Brezilya milli takımı antrenörü Scolari ile karşılaşmış. - Hocam sen bu takımı nasıl seçtin de şampiyon oldunuz? demiş. - Çok kolay zekalarına göre seçiyorum. Bak mesela sana bir örnek vereyim demiş ve Ronaldo'yu çağırmış. - Ronaldo'ya oğlum söyle bakayım senin annenin ve babanın çocuğu olan ama senin kardeşin olmayan kimdir? Ronaldo biraz düşünmüş, "tabiiki ben oluyorum" demiş. Şenol Güneş bundan çok etkilenmiş. Türkiye'ye döner dönmez İlhan Mansız'ı çağırmış. - İlhan sana bir soru soracağım eğer bilirsen bu hafta seni takıma alırım, bil bakalım annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? İlhan biraz düşünmüş işin içinden çıkamamış, biraz zaman istemiş ve hemen koşmuş Hakan'ı bulmuş. - Hakan, annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? Hakan cevap vermiş: Benim tabii ki, İlhan sevinçle Şenol Güneş'in yanına dönmüş: - Sorunun cevabını buldum hocam: Hakan'mış. Şenol Güneş köpürmüş: - Vay salak herif, Hakan olur mu hiç, doğru cevap Ronaldo idi!.. ------------------------------------------------------------------------------------------ Bir gün Trabzon'lu hocalarla, Rize'li hocalar mac yapacakmıs. Trabzon’lular demişki şu bizim Hami'yi hoca diye yutturalım, macı kazanalım. Mac gunu gelmiş catmıs mac oynanmıs. Geri dönünce mıllet sormus nasıl gecdi diye.2-1 yenıldık demıs Trabzon’lu hocalar. Millet şaşırmış ya nasıl olur Hami oynamadımı macda diye..Hocalardan bitanesi ,oynadı hemde golümüzüde o attı demiş. Mıllet sormus yıne eee pekı nasıl yenıldınız? Hoca; onlardada vanbasten ve gullıt hoca vardı BS: Başkent University-Biomedical Engineering MS: Bilkent University-UNAM-Materials Science and Nanotechnology PhD: University of California-Los Angeles (UCLA)-Biomedical Engineering | ||
| Başa dön |
| ||
| ZEREN, Resul |
| ||
ZeReN![]() Kayıtlı Üye #263 Kayıt Tarihi: 29 Apr 06 saat: 15:26Üniversite:: KTÜ Mesaj Sayısı: 140 0 kez 0 mesajda teşekür aldı | ya gerçekten çok güzeldi ya.heleki şu fenerli olanlara bayıldım.istanbuldan kızın babasına yolladığı mektubu internette yine okumuştum.ama yasin sende öyle bi hikayenin nasıl anılar canlandırabileceğini tam anlayamadım.ama gerçekten çok güzeldi.heleki bülentle arifin olayı çok komikti.yazrken bile gülüyom | ||
| Başa dön |
| ||
| bilal |
| ||
biyomedikal tekni![]() Kayıtlı Üye #751 Kayıt Tarihi: 26 Nov 06 saat: 09:59Üniversite:: kocaeli üniversitesi Mesaj Sayısı: 38 0 kez 0 mesajda teşekür aldı | arkadaşlar bi stede okudum bunu paylaşmak istedim çook güsel Şöför bey mübarek bi yerde inebilir miyim? -Şu ilerdeki caminin önünde bırakayım teyze seni... .............. Başıbüyük mü? - Evet, başıbüyük. - Ne zaman kalkar? -Sen oturursan kalkar bacım. ..................... Kaç vericem? - 800. Şöför: - Arkadan vermeyen var mı? Yolcu: -Az önce eline verdik ya kardeşim. ....................... Neriman sen arkadan verme ben önden veririm . ....................... Kadın: - Kızım dur! ben vereyim benimki bozuk zaten... Kızı: - Aman ne olcak sanki nasılolsa benimki de bozulacak,ben vereyim! ....................... Oğlum bu eminönü'nden geçer mi? - Yok teyze biz taksime çıkıyoruz - Hah tamam >oğlum siz gidin ben gelmeyeceğim. Yolcu: - Abi heykel'e çıkıyo mu? Şoför: -Yok abi, yanından geçiyo. .......................... Arkadaki aksi teyze öndeki uzun saçlı delikanlıya seslenir: -Kızım şurdan bir kişi uzatır mısın? - Ben kız değilim!!! -Amaaaan ne bileyim kızmısın dulmusun, uzat işte!! ......................... Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi. Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp - 'Bir Monte Carlo' dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp, 'Abi bu Bakırköy'e gider' diye cevap verdi! İşte o an benimve şoförün bittiği andır Mükemmel bir yerde inebilir miyim? Yolcunun kafası karşık sanırım, kendisi de dolmuştakilerle beraber güler söylediine Şöför kadını indirirken: - Buyrun size layık değil ama ................... Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer; Musait bi yerde iner misiniz? -Şöför : - Niye sen mi kullancan ??! ......................... Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle taksim'e dogru gidiyoruz. Adamın biri Besiktas dolaylarında gayet aceleci bir tavirla Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?? Bizim soför olaya hakim: - Tabi abi ayıp ettin. al götür senden kıymetli mi .......................... İstanbul' da, cok sıcak bir gunde,dolmuştaki bir kokona yelpazesiyle -"Şöfeer bey klimayı acar mısınız cok sıcak olduu" demisti. Pala bıyıkl şöfer amca teyzeyi bi sure suzdukten sonra, kapıyı acıp acıp kapatmaya basladı ......................... Istanbul'dayiz ..Dolmuşa bindik, dolmuş doldu,tam kalkicak, elemanın biri açtı kapıyı, içerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi , arkada 4 ... Eleman hala bir umut sordu: - "Kaptan, yer var mi?". Şöför de arkasını dönüp cevap verdi: - "Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım" ............................ Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi. Tam o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi. Birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı >>> Çocuklardan biri şoföre parayı uzattı: - Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın????? MADEM TÜRKSÜN GÖSTER ÜRKSÜN | ||
| Başa dön |
| ||
| yavuznuri |
| ||
Site Ana Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #4 Kayıt Tarihi: 31 Dec 05 saat: 02:45Üniversite:: UCLA (University of California-Los Angeles) Mesaj Sayısı: 922 26 kez 25 mesajda teşekür aldı | Kızlar Erkek Seçerse... Kızlar seçiyor! Kadınların gidip kendilerine erkek (koca) secebilecekleri bir erkek dukkanı (magazası) acılmıstır. Magaza 5 katlıdır ve her kat cıkıldıkca, erkeklerin nitelikleri de yukselmektedir. Magazada sadece tek bir kural gecerlidir: herhangi bir katın kapısından iceri giren kadın, o kattan alıs-veris etmek zorundadır ve eger bir ust kata cıkmak isterse, tekrar asagı katlara inemez. Bir gun bir grup kız arkadas, kendilerine erkek secmek icin magazaya gider. Ve.... 1.KAT'ın kapısında sunlar yazılıdır: "Bu kattaki erkeklerin calısacak bir isleri var ve cocukları da severler". Kızlar yazılanları okur ve soyle derler: "Eh, hic yoktan iyidir ama bir de ust kata bakalım". 2. KAT'ın kapısında yazılanlar: "Buradaki erkeklerin iyi bir isleri var, cocukları severler ve son derece yakısıklıdırlar. Kızlar: "Hmmm, hic fena degil ama acaba bir ust katta ne var ?" 3. KAT : "Buradaki erkeklerin cok iyi birer isleri var, cocukları severler, son derece yakısıklıdırlar ve ev islerine de yardım ederler". Kızlar: "Aman Tanrım, cok etkileyici ama yukarıda baska katlar da var." 4. KAT : "Buradaki erkeklerin isleri cok iyi, cocukları cok severler, gayet yakısıklıdırlar ev islerine yardım ederler ve ayrıca son derece romantiktirler". >Kızlar cıglık atmaya baslarlar: "Inanılmaz, bir ust katta bizi neyin bekledigini bir dusunun!" Ve bir kat daha cıkarlar... 5. KAT'ın kapısında sunlar yazmaktadır: "Bu kat bostur ve sadece, kadınları memnun etmenin mumkun olmadıgını kanıtlamak icin konmustur. Cıkıs soldadır; umarız inerken merdivenlerden yuvarlanırsınız alıntı... BS: Başkent University-Biomedical Engineering MS: Bilkent University-UNAM-Materials Science and Nanotechnology PhD: University of California-Los Angeles (UCLA)-Biomedical Engineering | ||
| Başa dön |
| ||
| BLACKANGEL |
| ||
![]() Kayıtlı Üye #824 Kayıt Tarihi: 06 Dec 06 saat: 08:26Üniversite:: MARMARA ÜNİVERSITESI Mesaj Sayısı: 51 0 kez 0 mesajda teşekür aldı | Bir gün Temel balığa çıkar.Iyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar.Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.Temel dua etmeye başlar. Allahım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden. Hava bir zaman sonra düzelir. Temel evine dönmeye başlar. Birtaraftanda balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla, yarısını dağıtsam olur der.Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısıda çok fazla ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der.Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar. Tam o sırada hava tekrar bozulur.Temel kafasını gök yüzüne diker ve şöyle der.Haçen sen de şakadan hiç anlamiyusun. I LOVE BİYOMEDİKAL | ||
| Başa dön |
| ||
| BLACKANGEL |
| ||
![]() Kayıtlı Üye #824 Kayıt Tarihi: 06 Dec 06 saat: 08:26Üniversite:: MARMARA ÜNİVERSITESI Mesaj Sayısı: 51 0 kez 0 mesajda teşekür aldı | Sigaranın Faydaları *Sigara içeni köpek ısırmaz; çünkü yanında baston taşır. *Evine hırsız girmez; çünkü sabahlara kadar öksürür. *Üzerine sinek konmaz; çünkü buram buram nikotin kokar. *Fazla yorulmaz; çünkü yorulunca tıkanacağını bilir. *Yürümek için zorlanmaz; çünkü tekerlekli iskemlede gezdirilir. *İhtiyarlamaz; çünkü genç yaşlarda sevdiklerine kavuşur. *Yüzlerine renk gelir; çünkü dişleri ve bıyıkları sapsarı olur. *Vücutları bir kuş gibi hafifler; çünkü ileri dönemdeki dolaşım bozukluğundan ötürü önce parmakları, sonra da el ve ayakları kesilir. *İşte sigaranın faydaları, tiryakilere afiyet olsun...:-) I LOVE BİYOMEDİKAL | ||
| Başa dön |
| ||
| BLACKANGEL |
| ||
![]() Kayıtlı Üye #824 Kayıt Tarihi: 06 Dec 06 saat: 08:26Üniversite:: MARMARA ÜNİVERSITESI Mesaj Sayısı: 51 0 kez 0 mesajda teşekür aldı | Mezar Taşı Yazıları Delil Yetersizliğinden beraat etti Kalp yetersizliğinden gitti Karnında fazla su vardı, adalelerinde kireçlenme,böbrekleinde kum, kanında da demir fazlalığı. Beton gibiydi, ama öldü Artık karısı geçeleri nerede olduğunu biliyor [Çapkın bir adamın mezartaşı] Allah taksitlerini affetsin [Memurun mezartaşı] İnsanların ölünce en son kalbi durur, Rahmetlinin dili durdu [Politikacının mezartaşı] Sevgili doktorum, seni ikinci yaşamda, dört gözle bekliyorum [Doktorun hatasından ölen hastanın mezartaşı] Bu onun ikinci ölümü birincisi onun evlendiği gündü [Mutsuz bir kocanın mezartaşı] Burada yatan tosun ziyaretçiyi öpsün [Bir grafiticinin mezartaşı] Hiç istemediği bir deplasmana gitti [Futbolcunun mezartaşı] Kişi başına düşen milli gelir artsın diye yaşamına son verdi [Vatansever bir vatandaşın mezartaşı] Kim demiş kırmızı ışıkta geçilmez diye? rahmetli geçerdi Hayatımı kaybettim, hükümsüzdür Rahmetli kayıkçıydı Son yolculuğunu imamın kayığıyla yaptı Yaşam tehlikeli bir şey Sonu ölmekle bitiyor Düşünüyordu... O halde yok edilmeliydi "Atın ölümü arpadan olsun" derdi Bira içerken öldü Olmaz ki ... Böyle de yatılmaz ki ... Kansız herifin biriydi Kan kaybından gitti Azrail mirasçıların sabrını ölçtü,96 yaşında öldü. Kendine ait bir toprağı olsun isterdi, Sonunda muradına erdi I LOVE BİYOMEDİKAL | ||
| Başa dön |
| ||
| BLACKANGEL |
| ||
![]() Kayıtlı Üye #824 Kayıt Tarihi: 06 Dec 06 saat: 08:26Üniversite:: MARMARA ÜNİVERSITESI Mesaj Sayısı: 51 0 kez 0 mesajda teşekür aldı | ARAPÇA FUTBOL TERİMLERİ *Halife-i gol: Gol kralı *Taarruz-u beleş: Ofsayt *Vaziyet-ul madara: Hezimet *Ne şeker-i şam, ne sima-i Arabiyye, sulh-u salah: Beraberlik *Vahşet-i seyr-ül hareket-i beşeriyyen umumiyyet: Holigan *Akibet-ül hüzzam: Elenme *Arafat-ül safha: Devre arası *Cihat-ül Kuvvayi Milliye: Milli maç *Cemaat-ül mahşer-i cümbüş: Tezahürat *Cenaze-tül mefta-i kürre: Ölü top *Darbe-i abes: Faul *Şut-ül minare: Hava topu *Müsabaka-i hicret-ül gurbet: Deplasman maçı *Darbe-i müstehcen: Elle oynamak *Taarruz-ül aleykümselam: Kontratak *Zam-ül zaman-ı ıvır zıvır: Uzatma *Def-ül felaketiyye aman yarabbi: Atlatılan gol tehlikesi *Mühendis-i kurre-i muallim: Teknik direktör *Cabbar-ül kümbet: Geri dörtlü *Ekip-ül riyaset-i cumhur: Takım kaptanı *Rakip-ül azrail: Korkulu takım *Harp-ül adem-i ademiyye: Adam adama savunma *Gaflet-i delaletiyye ve hatta hıyanetiyye: Şike I LOVE BİYOMEDİKAL | ||
| Başa dön |
| ||
| BLACKANGEL |
| ||
![]() Kayıtlı Üye #824 Kayıt Tarihi: 06 Dec 06 saat: 08:26Üniversite:: MARMARA ÜNİVERSITESI Mesaj Sayısı: 51 0 kez 0 mesajda teşekür aldı | Karadenizdeki ayakkabıların içinde ne yazıyormuş ? Önce parmaklar ********* Karadenizdeki kola şişelerinin altında ne yazıyormuş ? Diğer taraftan açınız . ********* Laz duş yaptıktan sonra ne yapar ? Islak elbiselerini çıkarır. *********** Lazlar ağaç dikiyorlarmış. Başlarındaki görevli ise Lazlara : Yeşiller yukarı, yeşiller yukarı ! ************ Laz işçilere neden en fazla on dakika mola verdirirler ? Daha uzun mola verirlerse ne iş yaptıklarını unuturlar. *********** On Laz denizci boğulmuş. Denizaltıları bozulunca ittirmeye kalkmışlar. ********* Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalismaya. Ilk gün tam 200 metre boyamis. Ikinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artik dördüncü gün 10 metre boyayinca amiri Lazi çagirmis: Hayirdir evladim iyi çalisiyordun ? Ben yine iyi çalisiyorum. Iyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamissin. EE.haliyle. Ilk günlerde boya kovasina gidip gelmek kolaydi, sonralari çok vakit almaya basladi. ************** Adamin biri Karadeniz'i gezerken bakmis bir köyde bütün koyunlar üç bacakli. Merak etmis ve arabasindan inip çobana sormus niye koyunlar böyle diye. Bunun üzerine çoban : Canimiz her paça istediginde koca koyunu kesecek degildik herhalde... **************** Baliga çikacak olan Lazlar konusuyorlarmis : Dün balik avladigimiz yeri isaretledin mi ?! Evet kayiga isaret koydum Aptal ! Ya bugün baska kayikla baliga çikarsak ?! ************** Alaska'da bir bardan içeri iki Laz girmisler ve içki söylemisler. Bir Sure sonra bir tanesi barmene : Buralarda siyah kadin bulunur mu ? Hayir, bulunmaz elbet. Peki buralarda siyah beyaz kadin bulunur mu ? Bulunmaz tabi .Bunun üzerine Laz arkadasina dönerek : Sanirim dün gece iki penguenleydik. ************* Savasta Lazlar düsmana el bombasi atiyorlarmis. Düsmanda bu bombalarin pimlerini çekerek gerisingeri Lazlara atiyorlarmis. ************** Lazlarin atölyesinde bir is kazasi olmus ve bir Lazin parmagi kopmus. Lazlar hemen ilk yardim yaparak kopan parmagi bir buz torbasi İçinde hastaneye yetistirmisler. Kosarak cerraha parmagi vermisler. Parmagi alan cerrah : Güzel, parmaga birsey olmamis. Hasta nerde ? Ne hastasi ? Onu da mi getirmemiz gerekiyordu ? *********** Adam melon sapkasinin üzerinden kafasinin kasimaya çalisan bir baska adam görmüs ve yanina g! iderek : Afedersiniz, siz Laz misiniz ? Evet, neden sordun ? Sapkanizin üzerinden kafanizi kasimaya çalisiyordunuz da. Ne olmus yani ?! Sen kiçin kasininca pantalonunu mu çikariyorsun ? ************ Alman turiste Karadeniz'de tecavüz etmisler. Turist karakola gitmis Ve çatpat tecavüzcünün esgalini tarif etmis. Bunun üzerine polisler Esgale uyan Lazlari birer ikiser toplamaya baslamislar. Polis tarafindan götürülen Lazlar ise sormuslar : Bizi niye götürüyorsunuz ? Tecavüz olmus, yüzlestirme yapacagiz. Toplananlari bir odaya, duvarin dibine oturtturmus polis. Bir sure sonra yaninda polislerle Alman turist girmis içeri ve Lazlara bakmaya baslamis. Tam bu esnada oturan Lazlardan biri ayaga firlayarak kadini isaret etmis Ve bagirmis : Nah komserim ! Iste bu kadindi ! *************** Laz ve arkadasi sinemaya gitmisler. Filmin bir yerinde bir atyarisi sahnesi varmis. Tam yaris baslayacakken arkadasi Lazin kulagina egilip : Gel iddiaya girelim. Ben derim ki yarisi bes numarali at kazanacak. Peki girelim.Ardindan yaris baslamis ve hakikaten bes numarali at yarisi kazanmis. Filmden sonra disari çikan Laz ve arkadasi konusurlarken, arkadasi Laza: Ulan ben sana oyun oynadim. Benim bu filmi ikinci görüsüm, bes numarali atin yarisi kazanacagini biliyordum. Benim de bu filmi İkinci görüsüm ama nerden bileyim ayni atin üst üste iki kere yarisi kazanacagini? ************** Laz baba ogluna parmaklari ögretiyormus. Baslamis adlarini saymaya: Bu basparmak, bu isaret parmagi, bu ortaparmak, bu yüzük parmagi, bu serçeparmak. Ögrendin mi ? Ögrendim baba Bunun üzerine Laz baba bir yandan elini bilekten saga sola sallarken. Bir yandan da : Hadi bakalim, karistiriyorum. Simdi söyle. **************** Laz otobüs muavini olmus ve yolculuk öncesi kaptan söför Laz muavini arka sinyal lambalarini kontrol etmek için otobüsün arkasina yollamis ve çalisip çalismadigini söylemesini istemis. Bununüzerine otobüsün arkasina giden Laz muavin oradan bagirmaya baslamis : Çalisiyor, bozuldu, çalisiyor, bozuldu... ************** AynI otobüs bu kez bir su birikintisine gelmis ve söför lazi suyun derinligini ölçmek üzere yollamis. Laz birazdan gelmis ve suyun hiç derin olmadigini ve rahatlikla geçebileceklerini söylemis. Otobüs suya girmis ve batmis. Millet canini kurtarip kiyiya çiktiktan sonra lazi karsilarina alip hesap sormuslar : Hani! su derin degildi ! Valla ne bileyim. Ben gittigimde bir ördek yüzüyordu ve su ancak beline gelmisti ? I LOVE BİYOMEDİKAL | ||
| Başa dön |
| ||
| ZEREN, Resul |
| ||
ZeReN![]() Kayıtlı Üye #263 Kayıt Tarihi: 29 Apr 06 saat: 15:26Üniversite:: KTÜ Mesaj Sayısı: 140 0 kez 0 mesajda teşekür aldı | Ya Blackangel bende Karadenizliyim.Ama öyle hoş yazmışsın ki kızmak yerine gülüyorum ya...tabiki bunlar bi fıkra olduğu için.... | ||
| Başa dön |
| ||
Ondan istanbulla ilgili haberler daha çok dikkat çekiyor 








